Umut Oran’ı bir çoğunuz tanıyorsunuzdur. Kendisi 24. dönem milletvekilliği ve CHP Genel Başkan Yardımcılığı yapmış, Türk siyaset arenasında ismi bilinen politikacılarımızdan biridir

Umut Oran, belki de kendisi de bir politikacıya nispeten genç sayılabileceği için, siyasi ve sosyokültürel konularda Türk gençleri ne düşünüyor, birinci ağızdan dinlemek ve anlamak için ‘Yeni Nesil Düşünce Platformu’ adında bir think tank oluşturdu. Farklı platformlardan yaklaşık 15 genci aylık toplantılar düzenlediği bu platforma davet eden Umut Oran, beraber çalıştığı, ve Y Jenerasyonu konusunda uzman danışman Evrim Kuran’ın tavsiyesi üzerine, bu platforma beni de davet etti.

Evrim Hanım internet üzerinden beni kısaca bilgilendirip, bu tarz bir platform üzerinde çalıştıklarını, beni de davet edeceklerini, bir davet e-maili beklememi söylemişti.

Umut Bey’in Y Jenerasyonu ile imtihanı sayemde daha toplantılar başlamadan başlayacaktı.

Beklediğim e-mail gelmişti. E-maili gönderen ‘Umut’ isminde biriydi. İsmin üzerine tıklamadığım için gönderenin tam ismini görememiştim. E-mail bu platforma davetli olduğumu, saati ve yeri yazıyordu.

Bu tarz önemli bir kamu figürünün bana direkt e-mail atacağını yakıştıramamış olmamdan gerek, ‘Umut’un Evrim Hanım’ın ekibinden biri, büyük ihtimalle bu işler ile ilgilenen asistanı olduğunu düşündüm. Bu ‘Umut’ büyük ihtimalle yaşıtım, ve benim gibi kariyerinin başlarında biridir düşüncesinin verdiği rahatlıkla aldığım davetiye e-mailine şu cevabı yazdım.

‘Teşekkürler Umut’

Bir sonraki yazdığım durumu daha da kötüleştiriyordu.

‘Katılım ücreti ne kadar?’

Y Jenerasyonunun rahatlığına ve informalitesine aşina olmuş olacak ki, Umut Bey gayet mütevazi ve olgun bir tonla şu cevabı verdi.

‘Davetlimizsiniz’

‘Umut’un, Milletvekili ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran olduğunu toplantıya gidince anlamıştım. O an suratımdaki ifadeyi görmek için para verebilidiniz.

Bunu sonra düşündüğümde, bizim jenerasyonumuzun hiyerarşiye önem vermemesi, daha rahat olması, eşitlikçi yaklaşımının yanısıra, benim ‘Teşekkürler Umut’ diye cevap atışımın en büyük sebebinin şu olduğunu anladım.

Umut Oran’ın bana e-mail atacağı ihtimali aklımın ucundan geçmemişti.

Belli mevkilerdeki (çok yükseklere çıkmanıza gerek yok) insanların ‘ulaşılmazlığı‘ bizim kültürümüzde çok yaygın birşey olduğundan mütevellit, hiyerarşiye eski jenerasyonlar kadar önem vermeyen Y Jenerasyonu bile (ben de dahil olmak üzere) bu tarz insanları ulaşılmaz görüyoruz.

Umut Bey’in Y Jenerasyonu ile imtihanı benimle bitmemişti. Şu ana kadar yaptığımız iki toplantı boyunca katılımcılar Umut Oran’ı sorularının ‘netliği’ ile oldukça zor anlar yaşattı. Bu sorulardan bazıları:

‘Bizi neden bu platforma çağırdınız, amacınız ne?’

Bundan sonra kariyer planınız ne?

‘Arkanızda gizli güçler var mı?’

İçinden ‘ya sabır’ çekmişmidir bilmiyorum ama, Umut Bey bu sorularada, benim e-mailime olduğu gibi, oldukça mütevazi ve olgun şekilde cevaplar verdi.

Bu makaleyi Umut Oran’ı övmek için değil (ama yaptığı bu girişimin çok önemli olduğunu düşünüyorum), daha çok topluma mal olmuş insanların (siyasetçiler, sanatçılar, sporcular), özellikle toplumun gidişatına yön veren insanların gençlerin dahiliyetine, fikirlerine ve düşüncelerine vermeleri gereken önemi vurgulamak için yazıyorum.

Gelecekte daha çok Umut Oran’lardan e-mail almak dileğiyle.

E tabi, resim çekip facebook’a koymazsam olmazdı :)