İsmim Perçin İmrek,

Akademik, kurumsal, seyahat, askerlik derken son 2 senedir kendimi profesyonel eğitmenlik yolundan ilerlerken buluyorum. 10 senedir özellikle Sivil Toplum Kuruluşlarında edindiğim tecrübenin ardından, bu işi ne kadar sevdiğimi görüp hayatımı bu işten kazanmaya, daha da önemlisi hayatımı bu işin üzerine kurmaya karar verdim.

Tahmin edersiniz ki, genç bir eğitmen olmak, özellikle Türkiye’de çok kolay olmayabiliyor. Bir firmada 30 sene satış müdürü olmak, belli bir kodamanlık görüntüsü vermek (lacoste gömlek, rolex saat) ya da sadece yaşı ileri olmak Türkiye’de ‘iyi eğitmen’ kriterleri sayılabiliyor (başarılı büyüklerimi tenzih ederek konuşuyorum).

Ama iyi haber:

Birçok firma bu statükoyu yıkmaya çalışan liderler ile dolu.

Bu firmalardaki liderlerden biri de geçen hafta görüşmeye gittiğim Yavuz Elkin. Çok saygı duyduğum ve sevdiğim, Türkiye’nin değerli eğitmenlerinden Evrim Kuran’ın tanıştırması ile Deniz Bank’ın Genel Müdür Yardımcısı Yavuz Elkin ile kendimi ve yaptıklarımı tanıtmak için görüştük.

Daha önce bu tarz görüşmelere bir beklenti içinde gitmek gibi bir hata yapıyordum. Görüşmeye gitmeden ‘mutlaka bu işi alayım’ ve görüşmedeyken ‘olacak mı acaba’ endişeleri ile kendimi tamamen özgür bırakıp, enerjimi yansıtamıyordum.

Sonrasında önemli bir ders öğrendim.

Beklentinin sıfıra indirdiğinde (bu hazırlıksız olmak anlamına gelmiyor) ve ‘ben onlara nasıl bir fayda sunabilirim’ düşüncesini içselleştirdiğin beklemediğin faydalar ve güzellikler ile karşılaşıyorsun.

Yavuz Bey ile görüşmemizde de böyle oldu.

Ofisine girdiğim andan itibaren iyi bir enerji aldığım Yavuz Bey’e kısaca bugüne kadar neler yaptığımı anlattım ve sonrasında tecrübelerini dinlemeye koyuldum. Girişimcilik ve kurumsal hayattaki tecrübelerimiz ve hikayelerimizi paylaşırken Yavuz Bey birden durdu ve hiç beklemediğim bir şey söyledi.

‘Ben senin enerjini ve hikayeni çok beğendim. Şu an aşağıda stajyerlerimizin yıllık eğitimi gerçekleşmekte. Onlara hikayeni anlatmak ister misin?’

Bu teklif karşısında şaşırmıştım. O an inip gençlerle ile konuşmak konusunda bir çekincem yoktu, aksine böyle bir şey duyunca onore olmuştum ve tüm içtenliğimle ve enerjimle bunu yapmalıydım. Deniz Bank’tan sonra randevum olan bir arkadaşıma hızlıca ‘beklemediğim güzel bir sürpriz oldu, sorun olmazsa bir 30 dakika gecikeceğim’ mesajını attıktan sonra Yavuz Bey ile aşağıya indik ve stajyerler ile keyifli bir 20 dakikalık eğitim & sohbet gerçekleştirdik.

Tamam, Evrim Hanım’ın referansıyla oradaydım. Evrim Hanım birini öneriyorsa o kişi zaten işini iyi yapıyordur.

Tamam, benim bir hikayem vardı ve Yavuz Bey bu hikayenin kuvvetli olduğundan emindi.

Ama bir gence böyle bir fırsat verip onu hem kişisel hem de profesyonel olarak onore etmek her yöneticinin harcı mı, onu bilmiyorum. Sanırım yöneticileri lider yapan şey de bu: Güven, İnanç ve Fırsat Tanıma.

Bana bu harika anıyı yaşattığı için Yavuz Bey’e teşekkür ederim.